top of page

Allah ile Konuşturan Namaz

Yazan: Mehmet Yıldız

Sayfa Sayısı: 235

Basım yılı: 2023


Allah ile Konuşturan Namaz Kitap Kapağı
Allah ile Konuşturan Namaz Kitap Kapağı

İçimizdeki manevi tohumların büyümesi, onları nübüvvet güneşinde ısıtmamızla, iman dersleriyle sulamamızla ve kulluk toprağında yetiştirmemizle meydana gelecektir. Kulluğun zirvesi, müminin miracıdır denilen ve yaratılış gayemiz olan namaz da ancak bu üç unsurun bir araya gelmesiyle vuku bulacaktır.


Dünya âlemindeki tek şuurlu varlık olan insana verilmiştir namaz; o, ibadetlerin en önemlisi ve imanın getirdiği ilk sorumluluktur. Bu âlemin elçisi olan insan, namazında bütün yaratılmış varlıklar adına Allah’tan merhamet ister ve şükrünü eda eder. Zerreciklerden dev gezegenlere kadar bütün bir varlığın fiyaytini vermekle mükelleftir insan her bir farz namazında.


Bediüzzaman Hazretleri’nin kaleme aldığı 9. Söz’de, her bir namaz vaktinin insan hayatında, dünya hayatında, ve kâinatta altı farklı tabakayı temsil ettiği anlatılmaktadır.


Sabah namazı vakti insanın rahme düştüğü ana, mevsimlerden bahara ve kâinatın yaratılışına; öğle vakti insanın gençliğine, mevsimlerden yaza ve dünyanın olgunluk dönemine; ikindi vakti ihtiyarlık zamanına, mevsimlerden sonbahara ve son peygamberin geldiği zamana; akşam vakti insanın vefatına, mahlûkatın ölümüne ve dünyadaki kıyamete; yatsı vakti mahlûkatın yok oluşuna ve ölenlerin unutulmasına; teheccüd vakti ise kabir gecesine ve berzah karanlığına işaret eder.


“Tabakat-ı ömr-i insan” yani insan ömrünün katmanları ile “edvâr-ı ömr-i âlem” yani âlemin zaman içindeki değişimleri birbirinin birer yansımasıdır. Bundandır ki insanın ömrüne bakan, içinde dünyanın geçtiği dereceleri ve kâinatın tabakatını görebileceği gibi; mevsimlere ve doğadaki değişimlere bakan biri de bu olaylarda insan ömrünün katmanlarını müşahede edebilir.


Namaz, içinde bütün ibadetleri saklar. Namaz kılan insan Allah’a dua eder, zikreder; zamanı ve bedeniyle zekâtını verir; yemeden ve içmeden oruç tutar; Allah’ın nimetlerini ve kudretini düşünüp tefekkür eder. Kıldığı namazın içerisinde ömrünün faniliğini, dünya hayatının gelip geçiciliğini ve ruhlar âleminin ebediyetini düşünür; ölüm sonrası hayatın varlığına olan inancını yeniden tazeler.


“Ey nefsim! Deme zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur. Çünkü ölüm değişmiyor.”


“Firak bekaya kalb olup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat-i peyda ediyor. Hem deme: ‘Ben de herkes gibiyim.’ Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder.”


Ölümün süratli gelişi, yılların su gibi elimizden kayıp gidişi, hüznün ardından mutluluk, mutluluğun ardından hüznün devr-i daim etmesi ve her şeyin gelip geçiciliği; bize ruhumuzun ufuklara yürüyeceği zaman için azık toplamamız ve hazırlık yapmamız gerektiğini söylüyor.

Mehmet Yıldız’ın kaleminden çıkan Allah ile Konuşturan Namaz kitabı, ayetler, hadisler, ve Bediüzzaman Hazretleri’nin bakış açısı doğrultusunda namazı ele alması bakımından gayet besleyicidir. Kitabın yazım tarzı yer yer vaaz üslubunda olduğu ve bazı örnekler bana basit, ortaokul din derslerinde verilebilecek metaforlar gibi geldiği için tarz olarak çok beğenmesem de paylaşılan bazı anekdotlar kitabı yine de faydalı hâle getirmiştir.

Comments


bottom of page